8 Nisan 2008 Salı

acı gerçek...


bugün farkettim ki sana olan sevgim bitmeyecek,sadece azalacak....sadece daha az özleyeceğim seni,daha az anacağım,daha az düşüneceğim...ama hep aklımın bi yerlerinde olacaksın....seni koşulsuz,korkusuz ve belkide gözümü karartarak sevmiştim.....şimdi öle zor geliyo ki başka kalplere sana verdiğim değeri vermek,seni sevdiğim gibi sevmek ...sahiplenmek ve tüm gemileri yakıp tüm varlığımla odaklanmak....hayatta yalnızca bi kez deli gibi sevilirmiş ...ben seni işte öle sevdim...bu demek değil ki başkalarını sevmeyeceğim..başkalarıyla bişiler yaşamayacağım....tabiki olacak yeni şehirler..yeni aşklar ...yeni kalpler tanıyacağım...çoğunuda seveceğim belki...ama en çok seni....hep içimin bi yerlerinde olacaksın...hep benimle ...belki beni de kimse senin kadar sevmeyecek ve kimse senin kadar acıtamayacak ...yaralayamayacak belki bu yüzden....ne kadar az seversem o kadar az yıpranırım ,o kadar az üzülürüm belki....ölürken son nefesimde adını söleyeceğim en büyük hayalim bu .....şimdi gözlerim yaşlı.....yarına bişiyim kalmaz korkma ...alıştım yokluğuna...epey oldu sen gideli...çok şeyler değişti....çok kişiler girdi hayatıma ..çok kişiler çıktı...köprünün altında çok sular geçti yani...ben sana bakarken gözbebeklerin ta en içine bakardım....okula gidişini izlerdim sen köşeyi dönene kadar....nese ağlamayacağım bu gece...bi gecemi daha mahvetmene izin vermeyeceğim....

7 Nisan 2008 Pazartesi

samsun asfaltında otomobiller........


bugün bi değişiklik yapıp her zaman metroyla geldiğim yoldan yürüyerek gelmeyi denedim...çok yorucu ve sıkıcı olacağını düşünürken,kendimle yalnız kalmak,kendi iç sesimi dinlemek adına çok ii oldu...ince ince yağmur yağıyordu ve hava çok ılıktı....samsun afaltı boyunca ,iskitler sanayi ve bakım onarım tesisleri arasından, süzüldüm etlik kavşağına doğru....yol boyunca geçmişimi düşündüm...geleceğimi...şimdiyi....özlem duyduğum şeyleri....kırılganlıklarımı....bi de bol bol şarkı söledim...en çok da kalender meşrebi geveledim durdum ağzımda..bi de şarkının bütününü bilmiyorum baya midemi bulandırdım ''birazda şahin olsun''diye diye...:))) bence herkesin yapması gereken bi yolculuk bu...hayatımızda hep başkalarına vakit ayırıyoruz..başkalarını dinliyoruz...kendimizi hiç düşünmüyoruz..insanın kendine zaman ayırması gerekiyomuş...bunu hep yapacam...ayrıca ikdisadi bazda düşünürsek 1.50 cepte :))))bi kitabın adıydı galiba eskiden okuduğumm...yüreğinin götürdüğü yere git diyeee...benim yüreğim beni iskitler de cevat usta kaporta-cila-boy- marş değişim-eksoz-çelik jant anonime götürdü:))))bakalım sizinki nere götürecek.....

5 Nisan 2008 Cumartesi

üzdümü salla gitsin,o seni çok üzülüyor zannetsin:)

hayat insan ne getirir ne götürür bilinmez elbet...bugün yanındaki bir kişi yarın karşında olabilir....bu nedenle kimse tutamayacağı sözler vermemeli....seni sonsuza kadar seveceğim palavrasına bi zamanlar inan aptal kızlardanım kabul ediyorum.....böle bişey imkansızmış,öğrendim .....ama çok acı oldu.....çok şeyler aldı benden.....çok şeyler götürdü...çok derin yaralar açtı....şimdi daha temkinliyim...daha katı..daha duygusuz ...hayatımı ikinci bir kişinin aetkilemesini istemiyorum artık...canım sıkkınsa eğer,kendimden dolayı sıkkın olmalı...örneğin başım ağryosa...birine kızdığım için kendimi harap etmemeliyim..kendimizi çok sevmeliyiz...kendimize acı çektirmemeliyiz....hayatı tren yolculuğuna benzetiyorum....durakları olan,inişleri çıkışları,engebeleri olan bi yolculuk....her durakta birileri geliyo yaşamına...bi sonraki durakta yada 3 durak sora gitmek üzere...yolculuğun sonuna kadar çoğu kişi gidiyo, vagonlar boşalıyo....bi bakıyosun ki son duraktasın ve kendinden başka hiç bi gerçek kalmamış.....sırf bunun için sevmeliyiz kendimizi belkide....o yolculuğu yapan biziz..kendimiz...onun için kimseyi takmadan yaşamalıyız....MANSUR ARKINDA DEDİĞİ GİBİ...ÜZDÜMÜ GAZLA GİTSİN:))))

3 Nisan 2008 Perşembe

birilerinin murat bozu olmak


murat bozu çok beğeniyorum,lanet olsun tüm güzellikleri mıknatıs gibi üzerine çekmiş bu delüanlı:)boy ,pos, endam, ses, hepsi onda var...sanatçı kişiliğinin yanında özel yaşamıyla fazla gündeme gelmemesi ,polemiklere kulak tıkaması takdire şayan nitelikte...belki benim ve pek çok arkadaşımın yıllardır beyaz atlı prens dediğimiz soyut kişi,murat bozun gündeme gelmesiyle somutlaştı:)meğer biz yıllardır onu anlatır durumuşuz birimize( bi de kaan vardı liseden)seda geçen şöle bi kelam etti;'En çirkin kız bile murat boz gibi birini arar '.ne kadar haklıydı oysa..tüylerimi ürpertti bu gerçek...:)ama onun gibi birini bulmak çoğu kız için (100 kişide 99)imkansız.:(ancak 1 kişi murat bozuna kavuşuyo istatistiklere göre ne yazzık....ben murat bozun klonlanmasını...soyunun tükenmemesini...cerrahi operasyonlarla, toplumdaki sakalllı, kara- kura erkek sayısını azaltılmasını umut ediyorum...

2 Nisan 2008 Çarşamba

yarın önemli bi gün


yarın sedayla buluşcaz,önemi sedayla buluşuyo olmamdan kaynaklanımıyo :) sedadan sora önemli biriyle daha buluşcam....bi de fener maçı var...ben herşeyin ii olmasını umut ediyorum ...benim adıma..sevdiklerim adına...sevmediklerim adına....colayı kafaya dikip içmek bana çok güzel geliyo bu aralar...iiki cola var bide....eski ayakkabılar bende hep hüzün uyandırırı nedense...yaşlı insanlar da öle....ulus otobüslerini hiç sevmiyorum bu arada...hep hacı bayram camiine giden dedeler doluyo....beni ayar ediyolar...hepside birbirini tanıyo....o kadar yaşlının aynı otobüse doluşması allahın sopası yokki gökten indirsin dedirtiyo bana.....ankaray metroya göre daha romantik bi mekan bence...ışıkların loşluğundan kaynaklı bi durum olsa gerek....uzun yol otobüs kaptanlarına bedava havai tatili verilse bence:)tüp geçitlerde şarkı söleyen gençler çoğalsın istiyom...sürekli açılan park bahççe cami gibi...onlardan da her köşe başında olsun...sokağı neşelendirsin...içimizi aydınlatsın...kürt çalsın,çingen oynasın,,,hoppaaa:)bi de deri montlar türk hava kurumuna diye bi kampanya başlatıyorum...artık giyilmesin istiyorum...hülya avşarın eski filmlerindeki jönler giyodu en son...80li yıllar gibi deri montlarıda tarihin karanlık sayfalarına gömsek.....

1 Nisan 2008 Salı

yaredir sinede eski sevgili,eski sevgili eski günler:(




eski günleri özlediğimin anlardan biri daha...kriz gibi...sık olmasada ara sıra yokluyo...derler ya film şeridi gibi diye...işte aynen öle...içimde yaralar,yüreğimde acı,ruhumda enkaz bırakıp tekrar gidiyo....tekrar gelişine kadar kendimi anca toparlıyorum..tam toparlanıyorum derken bi tane dha geliyo:(hayatımın eskinin özlemiyle geçiyo ne acı

kim demiş kısmetsizim diye:)


uzun zamandır yalnızım,hayatımı tek başıma idame ettiriyorum,yalnız alışverişe çıkıyor,yalnız geziyorum(abarttım sanırım:))telefonumu evde unutuyorum ,bakmıyorum,elimden düşürmediğim zamanlara hayret ediyorum..hesap verdiğim kimse yok kısaca...yalnızlığımın pek çok nedeni var..kendime uygun birini bulamayışım,iç ve dış güzelliğin bi bütün olduğuna inanışım ki bu çok nadir insanda bütün halde var.....falan filan diye uzar gider reçetem..ama iki gün önce bi söz duydum birinden,benden hoşlanan ve beni hayatına dahil etmek isteyen birinden...hayatımın burcusunu bulana kadar yalnızım dedi...bence çok güzel kurulmuş bi cümleydi... yüreğimin ta en derinine saplandı kaldı,,,,birilerinin hayatında bi anlamım varmış dedim ve sevindim doğrusu...sahip oldumuz tek gerçek kendimiz galiba,hayatımıda biri olsada hep yalnız kalacağııma inanıyorum nedense...epey derinleşti yazım