21 Haziran 2008 Cumartesi

MASAL


çok eski zamanlarda bi adam varmış..... ama bu adam çok eski zamanların adamı olma durumunda çok şikayetçiymiş.bunu en yakın arkadaşı hint kökenli,budist aynı zamanda göktanrı inacına sahip arkadaşı olan hacı şakire sölemiş.hacı şakir bizim kaman ana var ona gidelim demiş.kaman anaya gitmişler,derdinin çaresi istanbulda un kapanında sosyal pasajında yeri olan mustafa topaloğlnda demiş...üç gün içinde onla kontağa geçersen seni bu boşvermişlikten kurtarabilir ama unutma 3 gün gün gün die çınlatmış sesini...nese bizim bu arkadaş orta asyadan çıkmış yola..göçebe yaşam tarzını benimsediğinden çok zor olmmaış yolculuğu...geze toza kımızlardan içe içe epey yol katetmiş...yolda bi adamla tanış olmuş.. adam harward üniversitesinde fizik profösörüymüş...bizmkinin hikayesinden çok etkilenmilş..ona çölün ortasında fahri doktora unvanı vermiş...onunda gazıyla bizim arkadaş daha bi hızlanmış.. derken afganistana gelmiş..burda taliban birlikleri tarafındabn kısa bi sorguya çekildikten sonra çok saf kategorisinde olduğu düşünülülerk,zaten yolda kurda kuşa yem olur salak gitsin diyerek serbes bırakılmış..derken irana ulaşmış...orda bizim yıllardır şarkılarda dinlediğimiz acem kızlarını görmüş...neşet ertaş misali olmuş...çok etkilenmiş..bi ara pılıyı pırtıyı toplayıp buara yerleşmeyi düşündüysede sağ duyusu duygularını yenmiş ve tabana kuvvet demiş...yolda türkiyeye giden bi tır şöförüne rastlamış ,adam abi gel bende o yan idiyom diyince atlamış tıra......ordan burdan konuşarak dar geçitleri,aşılmaz viyadükleri,şeytan sofralarını,tüfleri ,peribacalarını aşarak ,hayallarin şehri olan istanbula gelmişer..boğazın paralı olduğunu öğrenince epey şaşırmış bizim arkadaş...tır şöförü aerkadaşı dudulluda indirmiş....dudullada giderken yolda örövizyon şarkı yarışması için genç yetenekler aranıyor ilanını görmüş..müracaat yazan adrs çok yakınmış ulan bi gidiyim demiş..gitmişki kuyruk burdan köye yol olr niteliğinde....nese üzerine damgalı bi yazı yapıştırmışlar önündede 95466 yazıyomuş...sıra buna geldiğinde güftesi ve bestesi esat gabaklıya ait olan 'ne var ne yok kirve dedim..heç dedi' parçasını sölemiş..tabiki beğenilmemeiş.çok demode bulunmuş ilk 1000 e bile girememiş...ordan rami un kapanı yazan taksi dolmşlara atlamış un kapanına gelmiş....mustafa topaloğlunun aksilik ya işi varmış tükkanda yokmuş..nerde diyince bugün okanbayülgenin poroğramına katılcak mustafa abim oraya gitti demişler...yeni leventtte bulunan kanal de binasına varmış bizmki...o sırada südütyoları gexerken yönünü şaşırmış yanlışlıkla esra ceyhanın poroğramına girivermiş...konuda yaz diyetleri ve uygulama şeklleriymiş.konuklar arasında diyetisyen taylan kümeli varmış...adamcağız baya dinlemiş... bu insanlar ne konuşuyo die ama hakikaten anlamamaış...reklam arasında şişkoca bi abladan okanın poroğramının yan sütüdyoda olduğn öğrenmiş..oraya geçmiş..başlamış beklemeye ...gece yarısı olunca mustafa topaloğlyla yüzyüze gelmiş...3günün dolmasına sadece 5 dakika varmış..abi demiş ben eski zmnaların adamı olmaktan şikayetçiyim demiş...mustafa topaloğlu yaa şimdi demiş 2 dakika düşünmüş senin bi hatun aihtiyacın var genç demiş..hatun senin tüm damarlarındaki kanını yenileyecek sana yaşama ümidi vereck demiş....bizim bi arkadaş var seray sever hem sever hem sayar demiş, ..ve içeri girmiş..bizim adam anlamış ki kelin merhemi olsa başına sürer...bu adam ondan daha beter halde...geri yuvaya dönüş planını uygulamaya karar verirken seray sever yanına gelmiş ...bunlar birbirlerinden çok elentrik almışar...bizim arkadaş serayın evine taşınmış...ayak fetişisti olmuş....burda masal bitmiş...

Hiç yorum yok: