30 Eylül 2008 Salı

mektup yazdım ha sana:::


efenim bahsedeceğim hikaye ben henüz ilkokul dörde giderken başımdan geçti.Hikayeyi o dönem psikolojimin verdiği ruhsal bunalımla okuyun pliz:)bizim yan binaya bi aile taşınmıştı.bu ailenin iki erkek çocuğu vardı büyük olan lise 3e küçük 3 e gidiyodu. ben büyük olana abayı yakmıştım ondan kelli hergün onu bekliyor beni farketmesini bekliyodum .ama nafile tabi..çocuk bana bakmıyodu bilem.nese ben bigün bi fikir bldum o kuş kadar beynimle.çocuğa mektup yazacaktım:)nese oturdum bi mektup döşedim 4e giden biri lise sondaki birine ne yazarda karşı taraf yemez die baya kafa patlattım.mektubu yazıp kapılarının altından atıp kaçtım.mektubu biizm köşedeki binadaki aslı die bi kız vardı onun adıyla yazdım.benim bu işten ne karım olcaktı o ayrı bi ironik konu ama:))nese mektubun sonunada yazdığın cevabı yan binada oturan burcuya verebilirsin dedim:))aradan zaman geçti .çocuk okuldan geliyo ben orda bakıyom cevap neyim vermiyo.ben bi daha yazdım .sonra ağzım da boş durmuyo tabi onların binadaki kızlara olayı anlattım:)bigün köşede dururuken çocuk geldi burcucum bunu aslıya veririmisin deddi:)ben tabi dedim koşup eve geldim mektupta seni tanımyom ama tanışalım yazıyodu:)bu arada binadaki kızalr gidip çocuğa benim yazdığımı anlatmışar çocukta o kızı öldürcem demiş...beni bi korku sardı..eve girmeyen ben dışarı çıkamaz oldum...o yazı yemin billah evde geçirdim ..tam 3 ay bakkala bile gitmedim desem yalan olmaz...annem neden çıkmıyosun diyodu işte diyodum ..ekmek almaya git diyodu yok diyodum...o yaz show tv de saat 1den 7 ye kadar türk filmleri vardı oturup onları izliyodum..bugün türk filmleri hakkındaki alt yapım o yazadan gelir...sonra onlar mahalleden taşındı bende rahatladım alalhım ya ne yazdı:(
bunalımdayım yaw offf a.q

yokluğunda çok kitap okudum


gece çöktü yine ankaraya..sokaklarda ıslak.yarında bayram üstelik,en güzel bayramlar içimizde gerçekleşenlerdir aslında..hayatımızda bazı anlar vardır ya o an bizi çok mutlu etsede,daha sonra ayrılıklara yenik düşünce taraflar, içimizi deşer içten içe...işte öle anlarda yani mutluluğumuz yaşarken, içimizden bi ses bu anın bigün biteceğini ve sonrdan bu anı düşünüp çok üzüleceğimize dair ipuçları verir gibi olur; ama kulak asmayız çünkü bu güzel şeyin bitmeyeceğini düşünürüz..öle anlarda olumsz tüm herşeyi halının altına süpürürüz.... ama zaman andan ibarettir maalesef...ve bigün korktuğmuz başımıza gelir ve halının altına süpürdüklerimiz gün yüzüne çıkar işte o an ölür insan ...bazende çok konuşmak o anın kalitesini düşürürü,önemini kaybettirir .....o koskaca ayrılık hayatımda olmasaydı tüm bunları öğrenemeyecektim belki....

29 Eylül 2008 Pazartesi

ZOR..


hayat tüm açmazlarıyla tüm zorluklarıyla karşımda koca bir dağ gibi duruyor.Yapmam gereken o kadar çok iş,halletmem gereken o kadar dert varken ,hala telefonla joker hakkını kullanmak isteyen adam misali birilerinden yardım eli beklemek beni düşündürüyor.Hayatıma yaptığım asma kat çöktü çökecek gibi.Acıyla olgunlaşan her insan gibi,yenlip düşmelerimden ders çıkardığımı zannedip de aynı olayla tekrar karşılaşınca amatör gibi davranıyo olmam kendime uyuz olmama yol açıyor.Şunu anlıyorum ki acıya bağışıklık olmuyo,düşüp düşüp dizinden kanayan yaralara rağmen koşmaya çalışan sokak çocukları gibiyim bu aralar....içimde ağlayan bi yerler var galiba..azcık neşesiz,azcık kırılgan azcık da alınganımmmm

23 Eylül 2008 Salı

başlıksız

yağmur yağıyor ankaraya bu gece...gece hüzünlü ben geceden daha hüzünlü..nasıl çıkarız sabaha bilmiyorm...

21 Eylül 2008 Pazar

tuhaflıklar silsilesi

kendimi tuhaf bi insan olarak tanımlıyorum ben.. evet bakın nasıl kendini gerçekleştiren bi kehanete dönüşcek sölediklerim.mesela metrodan inerken lütfen kenar platformdan inin anansu gelince hangi tarafın kenar platform olduğunu kati suretle çıkaramam,sıhhıyeye gitceksem yanlışlıkla ulus dolmuşuna binerim,ulusa gitceksem sıhhıye dolmuşuna.. ne kadar dikkatsizim her defasında yine yapıyorum...sevgilime atacağım mesajı arkadaşıma arkadaşıma atcam sevgiliyi çekştirir nitelikteki mesajımı yine ona yollar ortalığı dakkada kızştırmayı başarabilirim..bugün bi arkadaşımla buluştumm güzeldi:))))

19 Eylül 2008 Cuma

Artık Bize Başka Hayat Lazım


ne garip gerçekler yaşıyorum ,bi zamanlar ağlamaktan yastıklarımı ıslatmama neden olan kişiyle arkadaşlık yapıyorum,sabah nete girince günaydın demesi,ben çıkıyorum görüşürüz demesi bana ne kadar da enterasan geliyo..ne uğruna yitirdim ben o aşkımı peki?zaten çok arabesk bi havamda değilm,olayı dramatize edip bokunu çıkarmayacam,sadece yaşadığım şey bu..yol boyu yürüyüp kendime küfür etmek istiyorum bazen sesli hemde...bazen insan salak gibi davranır ya,hani aslında öle değildir ama ,karşısındakinin kendine acıyarak baktığını fark eder işte öle bişi..:)dolmuşta ayakta giderken bi sürü insan senle bu kaderi paylaşıyoken, birilerinin kalkaması ile ayaktaki herkes oturur, sen salak gibi hala ayakta kalırsın ya işte o da çok salak bi durumdur,allah akıl versin dersin kendine off içim daraldı:(